Popüler Yayınlar

30 Temmuz 2013 Salı

KARA ÇAM

ürkerek acılar içinde etrafına bakındı.kop koyu gecede göz gözü görmezken.kendisini gören bir göz var mı?diye etrafını kontrol etti.vücudu çok acı çekiyordu.fakat bu acı ruhunun çektiği acının yanında bir sinek ısırığı kalırdı.usulca üstündekileri çıkarıyor.bir yandan da gecede gözleriyle dolanıyordu.her zaman gece geç saatlerde bu kara çam ağacının altına gelirdi.ve her seferinde aklından "ne kadar güven verici ve güçlü bir ağaç.belki de tanrıdır."diye geçirirdi.tamamen çırılçıplak  olunca elbiselerini güzelce kenara yerleştirir.çam ağacının bir adım önünde arkası dönük gözlerini kapatır.olduğu yerde yavaşça yere oturur ve çıplak sırtını çamın sert kabuklu gövdesine yaslardı.çamla sırtı birleşince öylesine huzur kaplardı ki içini;önce tüyleri diken diken olur.derin bir nefes alır ve kendini bırakırdı.dünyayla bütün bağlantısı kopmuş olarak öylece çamla bütünleşip dinlenirdi."niye yaşıyorum?"diye her sorduğunda...bunu özellikle kerpiç evlerinin önündeki kör kuyuya bakarken sorardı.aklına kara çam ağacı gelir.onunla buluşmak için bir an önce gecenin gelmesini beklerdi,,.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder